Yeni Sayfa 1
Click for Iskenderun, Turkey Forecast
  T.C Kimlik No
  Sınav Sonuçları
  Gerekli Belgeler
  Ders Saatleri
  Sınav yerleri
  Yol Planlama
  Göz Testi  (yeni)
  Renk Körlüğü Testi
  Sıkça Sorulan Sorular
Yeni Sayfa 1
  Motor Dersi
  Trafik Bilgisi
  İlk Yardım
  Karayolları
  Trafik Levhaları
  Yol Çizgileri
  Bünyamin Hocanın
  Motor Hakkında Slaytı
Yeni Sayfa 1
 Motor  Testi
 Trafik Testi
 İlk Yardım Testi
   
 
 
 
   
 

Sebeplerin başında,en klasik ifade ile eğitim sistemi gelmektedir.Eğitim konusu irdelendiğinde  karşınıza dibi görünmez bir gayya kuyusu karşınıza çıkmaktadır.Burada tavuk yumurta hesabı gibi eğitim sistemi Sistemi bu günkü siyasetçi tipini, siyasetçiler de bu günkü eğitim sistemini yarattı.

...  Okullarımızda ve ailelerde saygı, nezaket, ortak paylaşım, kural ve kaidelere uyum, toplum bilinci, önceliği karşısındakine verme zarafeti ve inceliği, tevazu, haddini bilme, büyüklere saygı ve hürmet, küçüklere sevgi ve şefkat eğitimi verilmiyor, çünkü bu kavramlar yozlaştı. Üstelik de,bu vasıfları öğretecek öğretmen nesli de tükenmek üzere.

...  Her konuda ülkeye yerleşen bu disiplinsizlik hakim olmaya başlamıştır.

...  Perişan edilmiş öğretmenlik mesleği ve gelinen nokta ...!
Kıymeti bilinmeyen kutsal öğretmenlik mesleği devlet ve siyaset tarafından kelimenin tam anlamı ile dışlandı, hakir görüldü. Çok düşük maaşlara tabi tutularak itibarı zedelendi. Bir zamanların önünden geçilmeyen, sözü kesilmeyen, her konuda fikir danışılan, hatırı sayılan, iyi maaş alan, her kesimden saygı gören, öğrencisi tarafından özenilen-örnek alınan, mütebessim ve saygın öğretmenin yerini şimdi; çok az maaş alan, işportacılık, pazarlamacılık yapan, limon vs. satan, öğrencisine para ile ders vermek zorunda kalan, öğrencisi karşısında mahçup, boynu bükük, geçim derdine düşürülmüş bir öğretmen nesli yaratılmış durumdadır.

...  Uzun yıllardan beri devam eden bu feci durumdan dolayı öğretmenlik mesleği cazip ve ideâl olmaktan çıktı. Yüksek başarı gösteren öğrenciler yerine, en düşük puan alanların mecburiyetten girdiği bir meslek halini aldı.

...  Hâl böyle olunca bazı öğretmenler; her ay garanti bir maaş almak, bir de ileride emekli olmak için "öğretmenlik yapıyormuş gibi" yapmaya çalışır oldular.

...  Onların yetiştirir gibi yaptığı, sistemin de "imtihanı gerçekten kazanmış gibi" gösterip, mezun ettiği, bir de diploma verdiği bu insanların en geride olanları, yani özel sektörde iş bulamayan, kendi işini de yapmaktan aciz olan en beceriksizleri, çapı düşük bazı politikacıların önünde elpençe durup, bir devlet dairesinde iş buldu.

...  Yine bunların birçoğu, yine o politikacı dayılarının desteği ile (liyakaten değil, siyaseten) bulunduğu kurumlarda şef, müdür, daire başkanı, genel müdür vs. yapıldı. Otomatik olarak ta, yine çapı belli politikacı dayılarının hacıyatmazı haline geldi.

...  İşte bu yıkıcı metodlarla toplum, yukarıda izahını yapmaya çalıştığımız erdemlerden mahrum bir noktaya geldi. Kaliteli, vakarlı, şahsiyetli, yetenekli, kimsenin kukla yapamayacağı insanlar bu sinsi plânla bir kenara itildi, enterne edildi.

...  25-30 yıl kadar önce, en çetrefilli konuların çözümü için makamına çıktığınız bir üst düzey bürokrat konuyu hemen kavrayıp, anında çözüm üretirken, şimdi o koltukların, çoğunda, bir türlü çözüm üretemeyen, kıvranıp duran, abuk sabuk konuşan ve bön bön yüzünüze bakan sözde "yetkililer" var ya...! İşte onlar bu zihniyetin ürünü. Bunlar, kendilerinden daha zeki ve becerikli olan astlarını, karşısında aşağılık kompleksine kapıldığı için tahammül edemeyip, değiştirdiler. Hâl böyle olunca, beceriksizler tarafından işgâl edilen devlet sistemi birçok alanda felç oldu. O, işlerin bir türlü bitmediği, önünde kuyrukların oluştuğu kurumların başında, işte bu "özürlüler" bulunmaktadır.

...  Hangi devlet dairesini bu şekilde çöktüğünü test etmek çok kolaydır. Meselâ bir daireye gittiniz. İşinizi anlattınız veya evrakınızı verdiniz :
a. İlgili memur kendi işini yapıyor gibi sizi güler yüzle karşılamıyorsa,
b. Sizi görünce rengi ve davranışları değişmişse, canı sıkılmışsa,
c. İşi yapmamak, için bahaneler uydurmaya çalışıyorsa,
d. Kızarak veya bağırarak konuşmaya başlamışsa,
e. Mesai saatinde kahvaltı yapıyor veya birşeyler yiyorsa,
f. Gazete okuyor, veya başka şeylerle oyalanıyorsa,
g. Siz geldiğiniz halde hemen size dönmüyor da, yanındaki ile sohbete devam ediyorsa,
h. Sabahları işine geç geliyorsa,
Hiç şüpheniz olmasın ki, o dairede her iş rüşvetle yürütülüyor. Sakın ola ki müdüre falan çıkmayın, zira rüşvetçinin başı müdürdür.

...  Ülkemizdeki Trafik Kazalarının temel sebebi işte bu yozlaşmadır. Bu yozlaşma yüzünden yalnız trafikte değil, devletin elinin eriştiği yerler başta olmak üzere, toplumun bütün kesimlerinde ve yapılan her işte çeşitli "Kaza"lar yapılmakta, acısı derinden ve hemen hissedildiği için, bunlardan yalnızca Trafik Kazaları ön plâna çıkmaktadır.

...  Bu noktadan hareketle, Ülkemizdeki Trafik Kazalarını üç ana gruba ayırarak değerlendirmek gerekmektedir:

 

1. Sarı Kazalar : (Kazalara zemin hazırlayan "Kazalar")
2. Turuncu Kazalar : (Kazalara sebep olan "Kazalar"
3. Kırmızı Kazalar : (Ve nihayet gerçek Kazalar)

...  Kaza, sadece yolda yapılan kazalardan ibaret değildir. Esas itibarı ile ülkemizde hemen herkes yaptığı işte veya davranışlarında bir şekilde "kaza" yapmaktadır. Ama kasıtlı, ama kasıtsız. Sporda faul ne ise, burada da o anlatılmak istenmektedir. Örnek vermek gerekirse, karşısındakine saygısızlık, işini ihmâl etme veya yarına bırakma, vb. birer kazadır. İşte bu kazalar, daha büyük kazalara sebep olabilmektedir. (Faullerin bazen penaltıya sebep olduğu gibi) Biz bu yoldan hareketle, kazaların temeline indik ve yukarıdaki gruplara ayırdık.

...  Sarı Kazalar
a. Eğitim ve kültür eksikliği veya rüşvet beklentileri sonucunda insanların birbirine
saygısının olmaması, yolda, sokakta en küçük meselenin büyütülmesi ve herkesin
karşısındakini suçlu, kendisini haklı gibi görmesi, dengelerin yok olması.
Örnek: Direksiyona, çıkarız yayalara kızarız; arabadan ineriz, şoförlere kızarız.
b. Ekonomik sıkıntıya dayalı ev geçimsizliği, aile kavgaları.
c. Elektrik, su, doğal gaz, telefon vb. ücretlerindeki adaletsizlikler, uygulamalardaki
haksızlıklar, yüksek gecikme faizi alındığı halde verilen hizmetin durdurulması vs.
d. Devlet ihalelerindeki vurgunlar, medyada sık sık görülen rüşvet ve yolsuzluk
haberleri vs.

...  Turuncu Kazalar :
a. Devlet dairelerinde haksız uygulamaları düzeltmek için gidildiğinde karşılaşılan kötü
muamele, adamını bulanın işini "hallettiğinin" görülmesi. Adam yerine konulmama,
üçüncü sınıf muamele.

b. Uçak inebilecek kadar geniş yola, hiçbir suretle trafiği aksatmayacak şekilde park
ettiği arabasının sırf para kazanmak için çekilmesi, gasp eder gibi kendisinden yüklü
paralar alınması.

c. Yolda kontrol yapan polisin, sadece trafik düzenini sağlamak için çalıştığına inancın
kalmaması.

d. Çek senet ödemelerinden bunalan, geçim derdine düşen insanlara belediye, vergi
dairesi, SSK, telefon idaresi gibi kamu kuruluşlarının yüksek faiz ve haciz
uygulamaları vs. Bu örnekler çoğaltılabilir.

...  Kırmızı Kazalar :
Basit gibi görülen "Turuncu Kazalar" bölümündeki uygulamalar, devlet tarafından kendisine adeta tuzak hazırlandığını, kandırıldığını, esir muamelesi yapıldığını düşünen insanları çileden çıkarmaktadır.Kendi bayrağı altında, aynı hüviyeti taşıdığı, verdiği vergiden maaş alan, belki de kendi seçtiği insanlar tarafından kendisine reva görülen bu muameleye isyan eden insanların birçoğu, arabasına bindiğinde adeta her şeye ve herkese meydan okumakta, arabasını kendinden geçercesine bazen "deli" gibi kullanabilmekte, giriş bölümünde değinip geçtiğimiz, "Kadercilik, Genel İsyan" unsuru işte tam burada ortaya çıkmaktadır.

...  Görüldüğü gibi trafik terörünün temelini yukarıdaki unsurlar oluşturmakla beraber, kaza prosesinin tamamını belirtmek gerekmektedir.

...  Trafik kazalarının sebepleri çoktur ve değişkendir. Ancak neresinden bakılırsa bakılsın, sonuçta iyi veya kötü, her şeyin sonucunu kişilerin davranışları belirlemektedir. Bu itibarla kazaların yaklaşık olarak % 95 inde insan hatası ön plâna çıkmaktadır. Kimin nerede hata yaptığını bulmak için, sürücüden başlayıp, geriye doğru gidildiğinde karşımıza:

1. Sürücü kursları,
2. Milli eğitim,
3. Devlet,
4. Kamu kuruluşları,
5. Temel eğitim ve
6. Aile,çıkmaktadır.

...  Demek oluyor ki bu altı temel unsur kazalarda etkin rol oynamaktadır. Buradaki hata payları da değişken olmakla beraber, en büyük kusurun devlette, yani kanun koyucuda, görevini iyi yapmayan Millî Eğitimde, özelleştirmedeki amacın, kaliteyi artırmak yerine rant kapısı olarak gören sürücü kurslarında, ve nihayet iyi eğitim almanın aslında hakkını almak olduğunu düşünemeyen, ehliyeti de adeta pasaport gibi görüp, onunla onore olan ve bir an önce alıp, cebine koymak isteyen insanlarımızdadır.

...  Burada bazı gençlerdeki davranış bozuklukları, araba ile kendini ispatlama hastalığı, gösteri merakı, meydan okuma hissi, arkadaşlarına kur yapma, kızlara caka satma gibi kişilik zayıflıkları gibi yine eğitimsizlikten veya tatminsizlikten kaynaklanan unsurlar ön plâna çıkmaktadır.

...  Görülen odur ki, devlet kendisini düzeltmedikçe, milli eğitimdeki anlayış değişmedikçe, sürücü kursları emin ellere geçmedikçe kazaların önüne geçmek mümkün olmayacaktı

 

 
 
 
 
Yeni Sayfa 1
 Uzun Sürüşler
 Güvenli Sürüşler
 Trafik Kuralları
 Çekiş Kontrol
 Kaza Sebepleri
Yeni Sayfa 1
  17 Şubat 2007
      
(Y Testi)
  17 Şubat 2007
      
(Z Testi)
  10 Aralık 2005
  22 Ekim 2005
  27 Ağustos 2005
  01 Temmuz 2005
  24 Nisan 2005
  18 Aralık 2004
  23 Ekim 2004
  28 Ağustos 2004
  03 Temmuz 2004
  11 Mayıs 2004
  28 Şubat 2004
   
 
Akem Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu
Adres:Çay Mah.Osmangazi Cad.Özay Apt.K:2 N:8/10-11-12
Tel:0(326)617 67 12- 614 32 75
Fax:0(326)613 74 83
Copyright© WebTe@m Tasarım